KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2020/1419 E., 2020/4682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 05/03/2012-05/05/2014 tarihleri arasında satış personeli olarak çalıştığı, iş akdinin işverence haksız olarak son verilmesine rağmen fesih sonrası hak ettiği alacakların ödenmediği iddiası ile haksız fesih tazminatı ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 31/05/2019 tarihli ilamı ile davalının savunma hakkını kısıtlar biçimde tanıklarının dinlenmesi talebinin reddinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunup bulunmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta; Davalı yıllık izin ücretinin son bordro ile ödendiğini iddia etmiştir. Davalının sunduğu maaş bordrosu ve banka ödeme dekontuna göre davacının 14 günlük izin ücretinin ödendiği anlaşıldığından yıllık izin ücreti talebinin reddi gerekir iken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/1419, K. 2020/4682, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama