KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/1000 E., 2015/2429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılan şirkette muhasebe elemanı olarak görev yaptığı, bu sıfatı ile katılanların hem şahsi hem de şirket hesaplarının sanığın uhdesinde olduğu, sanığın katılanların adına internet üzerinden şifreli işlemler yaptığı ve bu şekilde 13.150 TL parayı kendi hesabına geçirmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, farklı tarihlerde ve birden fazla kez katılan şirkete ait paraları uhdesinde bulundurduğunun sabit olduğu dikkate alınarak; 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal etmek suretiyle ve değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında ceza verilirken zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde
mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
2-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca anılan yasanın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/1000, K. 2015/2429, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama