KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/1053 E., 2015/1808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...’in arkadaşı sanık...’ın elinde bulunan 1336 adet sahte altın sikkeyi satmak için ...’daki birkaç kişi ile irtibat kurup bu kişilere numune olarak tarihi değeri olan gerçek altın sikke verildiğini haber alan ...Müdürlüğü ile irtibata geçerek görevlendirdikleri bir kolluk görevlisi ile sanık ... arasında irtibat sağladıkları, ...’in yanında bulunan bir başka kişi ile birlikte 100.000 TL karşılığı sikkeleri satabileceğini ancak paraları görmeden sikkeleri göstermeyeceğini ifade ederek pazarlığı sonlandırdığı, bilahare paraların temin edildiği ifade edilince yeniden irtibat sağlandığı,
...’in buluşma yerine paraları getirmelerini, kendisinin sadece aracı olduğunu, sikkelerin asıl sahibinin geleceğini belirterek sanık ...’i gönderdiği ve ortadan kaybolduğu, sanık...’ın da sahte olan sikkeleri satmak isterken kolluk görevlileri tarafından yakalanması biçiminde gerçekleşen olayda iştirak halinde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 360 gün olarak tayin edilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/1053, K. 2015/1808, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama