KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/1103 E., 2015/435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın, hileli söz ve hareketleriyle, kendisinin MİT'te çalıştığı yönünde kanaat oluşturarak, kurumca ihale edilen araçlardan satın alacağı beyanıyla, katılan Fazlı'dan 5.200-TL; katılan Mesut'tan ise 9.500 TL aldığı, karşılığında ise herhangi bir araç alım ve teslimi sözkonusu olmadığı anlaşıldığından, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanığın, aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek fiille işleyip işlemediğinin belirlenmesi açısından, aynı işyerinde çalışan katılanlar ile ne surette görüşüp para aldığının tespiti ve sonucuna göre TCK'nın 43/1-2.maddesinin uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle, katılan sayısınca mahkumiyet hükmü tesisi,
2-) TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/1103, K. 2015/435, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama