KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/1195 E., 2015/1899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan ...'in 28/08/2008 tarihinde katılan ...'in işyerine giderek kendisini... olarak tanıtarak elinde satılık kurbanlık hayvanlar olduğunu söylediği, katılan ...'in arkadaşı olan diğer katılan ...'a durumu bildirdiği ve katılanların hayvanları almaya karar verdikleri, 05/10/2010 tarihinde sanık ... ile buluştukları ve birlikte küçükbaş hayvanların bulunduğu bir araziye gittikleri, hayvanların başında sanık ...'ın bulunduğu,
sanıkların başkasına ait hayvanları kendilerine ait gibi göstererek hayvanların katılanlara satılması hususunda anlaştıkları, katılanların 80 adet küçükbaş hayvan için 14.000 TL nakit, 3.000 TL çek olmak üzere toplam 17.000 TL ödeme yaptıkları, kalan miktarın bayramdan sonra ödeneceğini kararlaştırdıkları, sanık ...'in hayvanlar için menşei şehadetnamesi alacağını söyleyerek ayrıldığı ve sanıkların ortadan kayboldukları anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/1195, K. 2015/1899, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama