KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/1300 E., 2015/2304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın, otomobil pazarında satılığa çıkardığı aracını satın almak isteyen sanık ...'ın, katılan ile pazarlık yaparak söz konusu aracı satın alma hususunda anlaştıktan sonra dosya kapsamında yargılanan ve hakkında mahkumiyet hükmü verilen; ancak hükmü süresinde temyiz etmeyen sanık ... adına aracın satış yetkisini içeren vekaletname düzenlenmesini istemesi üzerine de katılanın, adı belirtilen kişi adına satış yetkisi içeren vekaletnameyi düzenleyerek sanık ...'a teslim ettiği, sanık ...'in, vekaletnameyi diğer sanık ...'e verdikten sonra söz konusu vekaletnameye istinaden aracın noterde sanık Halil'e satılarak devredildiği,
sanıklar ...'ın, parayı ödeyeceklerine dair yalan söyleyerek katılan ile birlikte bankaya gittikleri sırada deneme sürüşü yapacağım diyerek aracı sanık ...'ın kullandığı ve bu nedenle anahtarın kendisinde olduğu, bankaya geldiklerinde sanık ...'in de burada bulunduğu, sözde sıra fişi alıp bankada bekledikleri sırada bir bahaneyle katılanın yanından ayrılıp aracı alıp götüren sanıkların, bu şekilde haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay CGK'nın 06.04.2010 tarihli ve 2010/4-71 E, 2010/76 K sayılı ilamında belirtildiği gibi; 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesiyle, ceza infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesi, denetim süresi, ertelemenin yasal sonucu olduğundan, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyecek, yine fıkrada mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olmamak hususu da, hükmedilen bir yıldan fazla mahkûmiyetler için söz konusu olup, denetim süresinin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı kuralı gözetilmeden denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/1300, K. 2015/2304, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama