KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/13884 E., 2015/3662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, olay günü, aralarında husumet bulunan katılana ait araca görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın ikrar içeren savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindeki kişiler yönünden ise söz konusu hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gerektiği gözetilmeden kanundaki düzenlemeye aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/13884, K. 2015/3662, 7 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama