KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/149 E., 2015/52 K.·Yargıtayilamı İncelenen Kararın;
- Karar tarihi
- 25 Mart 2015
- Esas No
- 2015/149
- Karar No
- 2015/52
- Tebliğname No
- 2 - 2012/114218
- Mahkemesi
- Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 24/11/2011
- Numarası
- 2010/380 (E) ve 2011/466 (K
- Sanık
- E.. O..
- Katılan
- S.. Y..
- Suç
- Manevi duyguların istismar edilmesi suretyile dolandırıclık
- Suç tarihi
- 23/07/2009
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.
Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde katılanın evine giden sanığın Adıyaman Menzil'den geldiğini, gizli şeyleri bildiğini söyleyerek sana muska yapmışlar, sen korkuyorsun, sende bir emanet var, senin korkun o emanettendir,
o emanetleri getir okuyacağım korkun gitsin şeklinde sözlerle katılanın bir takım manevi duygularını kullanarak evde bulunan ziynet eşyalarını ve dövizi getirtip katılanın başı üzerinde çevirirken gizlice alarak katılanı dolandırdığının iddia olunduğu olayla katılan ve tanığın soruşturma aşamasında kollukça sanığında aralarında bulunduğu teşhis sırasında sanığı teşhis edemedikleri ve sanığında atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılması karşısında sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeter ve inandırıcı kesin delil elde edilemediğine ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/149, K. 2015/52, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama