KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/15685 E., 2015/8307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2015
- Tebliğname No
- 15 - 2013/171498
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 26/03/2013
- Numarası
- 2012/279 (E) ve 2013/66 (K
- Suç
- Hakaret, nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
- Suç tarihi
- 03/02/2012
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde eşine şiddet uygulayan sanığın yapılan ihbar üzerine olay mahalline gelen ve kendisine müdahale etmeye çalışan aralarında şikâyetçinin de bulunduğu kolluk görevlilerine sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, bunun üzerine kolluk görevlilerinin zor kullanarak sanığı ekip aracına bindirdikleri, bu esnada sanığın yanında oturan şikâyetçi polis memurunu yumruğu ile vurarak bu kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bilahare götürüldüğü polis merkezindeki tuvalette asılı bulunan aynayı yumruk atmak suretiyle zarar veren sanığın bu şekilde üzerine atılı “hakaret”, “nitelikli mala zarar verme” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarını işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
Sanık savunmasına, şikâyetçi beyanına, tanık anlatımlarına, şikâyetçi hakkında tanzim edilen adli rapor ve görev belgesi içeriklerine, olay yeri inceleme raporuna, T.. İlçe Emniyet Müdürlüğünün sanığın sebebiyet verdiği zararı gidermediğine ilişkin cevabi yazısına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçlardan mahkûmiyetine yönelik kabulde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında görevli memura hakaret suçundan temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanunun 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra artırılması sonuca etkili görülmemiş, hakaret fiilini alenen ve birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiği kabul edildiği halde 5237 sayılı TCK'nın 125/4 ve 43/2. maddelerinin uygulanmaması ve yine sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken hapis cezası takdir ve tercih edilmesine rağmen daha sonra paraya çevrilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 50/2. maddesine aykırı davranılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Son olarak ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/10/2009 tarih ve 2009/6-132 Esasa ve 2009/251 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere.
5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, sanığın bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesinin gerektiği, 765 sayılı Kanun'un 523. maddesi, “iade ve tazmin esasına” dayalı bir düzenleme iken, 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin tazminden çok “pişmanlık” esasına dayanmakta olduğu, buna göre somut olayda; şikayetçi ve tanık beyanlarından suç tarihinde T..
İlçe Müdürlüğü tuvaletinde bulunan aynaya kasten zarar verdiği tespit edilen sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi ve bu eylem nedeniyle pişman olduğuna ve meydana gelen zararı gidermek istediğine dair herhangi bir beyanda bulunmamış olması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde karşılığını bulan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı kanaatine varılmış, bu nedenle tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/15685, K. 2015/8307, 17 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama