KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/1654 E., 2015/455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6545 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 04/02/1983 tarih ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesinde yapılan değişikliğin, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alınarak ve söz konusu kanun değişikliğine göre, “Ceza dairelerinde, daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde; mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkumiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır, çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verildiği,
19/01/2015 tarih ve 2015/8 tarihli Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararına göre, tebliğname tarihi 28/06/2014 tarihinden önce olan dosyalarda, görev hususunda iddianamenin dikkate alınacağının belirtildiği,
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
İddianamede, sanığın şikayetçi ile evlilik birliği olmaksızın aynı evde birlikte yaşadıkları sırada, şikayetçinin rızası olmadan şikayetçiye ait eşyaları satıp, banka kartını kullanarak parasını çektiğinin iddia edildiği, bu eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma ve aynı Kanun'un 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/1654, K. 2015/455, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama