KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/18362 E., 2015/5260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.”, (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
19/01/2015 tarih ve 2015/8 tarihli Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararına göre, tebliğname tarihi 28/06/2014 tarihinden önce olan dosyalarda, görev hususunda iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme dikkate alınacağı belirtildiğinden incelenen dosya içeriğine göre, temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri gösterilen “resmi belgede sahtecilik” suçunun cezasının, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 342/1. maddesinde iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendiği,
yine iddianamede anlatılan ve sevk maddeleri gösterilen nitelikli dolandırıcılık suçu için ise suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 504/3. maddesinde iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve sağladığı haksız menfaatin iki misli kadar ağır para cezasının öngörüldüğü anlaşılmakla;
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/18362, K. 2015/5260, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama