KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/18939 E., 2015/7104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2015
- Tebliğnme No
- 15 - 2014/7811
- Mahkemesi
- Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 25/11/2013
- Numarası
- 2013/49 (E) ve 2013/36 (K
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan S.. S.. vekilinin, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık Ayşen'in kızına motosiklet çarpması sonucu kızkardeşi sanık Kezban ile birlikte kızını hastaneye tedavi amaçlı götürdüklerinde, sanık Kezban'ın, yeğeninin nüfusa kaydının bulunmaması nedeniyle, tedavi için Ayşen'in yeğeninin kimlik bilgilerini vererek sanık Ayşen'in kızını tedavi ettirmek suretiyle, nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; Sağlık Bakanlığı’nın 11.05.2000 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği’nin 37. maddesi; “Yataklı tedavi kuruluşları, acil sağlık hizmetlerinin bedelini hizmet sundukları kişinin ödeme imkânları çerçevesinde tahsil ederler.”
2008/13 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin;
Birinci maddesi; “Acil sağlık hizmeti vermekle yükümlü bulunan sağlık kuruluşları, acil vakaları hastanın sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakmaksızın kabul edecek ve gerekli tıbbi müdahaleyi kayıtsız-şartsız ve gecikmeksizin yapacaktır. Hiçbir sağlık kuruluşu acil olarak gelen hastalara yeterli personeli veya donanımı olmadığı, ilgili birimi veya boş yatağı bulunmadığı, hastanın sağlık güvencesi olmadığı ve benzeri sebepler ile gerekli acil tıbbi müdahaleyi yapmaktan kaçınmayacaktır.” ,
Dokuzuncu maddesi. “Herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşlardan ödeme gücü bulunmayanların acil sağlık hizmeti bedelleri kendilerinden talep edilmeyecektir.
Bunlardan kamuya ait sağlık kuruluşlarından ve ayakta teşhis ve tedavi yapan özel sağlık kuruluşlarından acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlık kuruluşunun bulunduğu yer sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından talep edilecektir. Bu konuda gerekli tedbirler ilgili vakıf başkanlıklarınca alınacaktır.
Özel hastanelerden acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri ise talep edilmesi halinde 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu'nun 32'nci, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 38'inci ve 60'ıncı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanun'unun 18'inci maddeleri gereğince sağlık kuruluşunun bulunduğu yerin belediyesince ödenecektir. Bu amaçla belediyelerce bütçelerine yeterli ödenek konulacaktır.” şeklinde hükümler içermektedir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/18939, K. 2015/7104, 24 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama