KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/3088 E., 2016/662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan ...'a ait fırında çalışan ve işyerine ait 3.000 TL’yi yatırmak için bankada sıra bekleyen katılan ...'i yanına çağırarak, işyeri sahibi katılan ...’u tanıdığı izlenimi uyandırmak suretiyle katılanda güven uyandırdığı, sanığın bankada çalıştığını söyleyerek katılana sıra beklememesi için yardımcı olacağından bahisle aldığı para ile birlikte ortadan kaybolduğu anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 150 gün olarak tayin edilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/3088, K. 2016/662, 2 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama