KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/3719 E., 2015/6313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 15 - 2012/56797
- Mahkemesi
- Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 09/12/2011
- Numarası
- 2011/394 (E) ve 2011/446 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Suç tarihi
- 22/09/2011
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın tanık E.. S.. adına kayıtlı olan ancak kendisinin kullandığı telefon hattı ile sabit olan il ve belde koduna rastgele eklediği numaralarla katılanın ev telefonunu aradığı, telefona katılanın eşi tanık N.. İ..'in cevap verdiği, sanığın “hala beni tanıdın mı” diye sorması üzerine bir yakınına benzeten tanığın “Ü.. sen misin” dediği, sonrasında sanığın aracıyla kazaya karıştığını söyleyerek yaralanan kişiye verilmek üzere 4.000 TL istediği, tanığın durumu eşi olan katılana anlattığı, sanığın katılanla da telefon ile görüşerek parayı göndereceği astsubay arkadaşına postanenin önünde teslim etmesini istediği ve bizzat giderek parayı katılandan aldığı anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07.06.2011 tarih, 2011/9-88 esas, 2011/116 karar sayılı kararına göre, sanığın tekerrüre esas daha ağır mahkumiyeti bulunmasına karşın daha az cezayı içeren hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması,
2-TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "sanığın Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2008 tarih ve 2008/4 esas 2008/152 karar sayılı hükmü ile mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın sanık hakkında tekerrüre esas alınan Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/351 esas 2011/84 karar sayılı ilamına konu olan 10 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine" cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/3719, K. 2015/6313, 10 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama