KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/489 E., 2015/1541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kapıdan pazarlama yapmak amacıyla katılana, elektrikli süpürge ve mini fırın kazandığını ancak bazı belgeleri imzalaması karşılığında hediyeyi teslim edebileceğini, okuma yazma bilmeyen katılanın tereddüt etmesi üzerine, imzaladığı belgelerin kendisinde kalacağını söylediği, katılanın ikna olarak belgeri imzaladığı,
ancak sanığın yalnızca müşteri taksit kartını bıraktığı, katılanı borç altına sokan satış sözleşmesini aldığı ve olay yerinden uzaklaştığı, bu surette hediye verdikleri aldatmacasıyla katılana ürün sattıkları,satışın 24/11/2009 tarihinde gerçekleşmesine rağmen,cayma hakkının kullanılmasını engellemek için belgeler üzerinde satışın 24/10/2009 olarak gösterildiği, hileli davranışlarla katılanı aldatarak yarar sağladığı anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/06/2013 gün ve 2012/15-1351 Esas ve 2013/328 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu
düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.
Somut olayda elde edilen haksız menfaat miktarı gözetilerek TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren dolandırıcılık suçundan, TCK'nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler somutlaştırılmadan ve bu kriterler esas alınmadan hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının üst sınırdan tayini,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/489, K. 2015/1541, 13 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama