KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/6248 E., 2016/2760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet (5237 sayılı TCK'nın 157/1, 50/1.a, 52/2-4 maddeleri gereğince hapisten çevrilen 7.300 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 600 TL adli para cezası
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Devlet Hastanesinde Kalp Damar Cerrahi polikliniğinde tedavi görmekte olan ve sıra bekleyen mağdurun yanına gelerek kendisini hastanede görevli doktor olarak tanıtan sanığın, mağdura, kalp filminin çekilmesinin gerektiğini belirtip, bu duruma inanan mağdurdan, sözde işlemlerin tamamlanması bahanesiyle altın bileziklerini almak suretiyle üzerine dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, mağdurun aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6248, K. 2016/2760, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama