KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/6266 E., 2015/6235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 15 - 2012/166135
- Mahkemesi
- Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 17/04/2012
- Numarası
- 2011/435 (E) ve 2012/330 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Suç tarihi
- 16/05/2011
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü mağdurun yanına gelen sanığın, mağdura 500 TL para vereceğine dair yalan söyledikten sonra iddianamede anlatılan hileli hareketleri sergileyerek, değerli olduğuna inandırdığı; ancak değersiz oldukları tespit olunan iki adet altın görünümündeki bileziği mağdura verip karşılığında mağdurdan iki adet altın yüzüğünü almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Mağdurun aynı gün emniyet müdürlüğüne müracaatta bulunarak suçlular albümünde resmi bulunan sanığı teşhis ettiği, yapılan araştırma neticesinde yakalanan ve mağdur tarafından karakolda ikinci defa teşhis edilen sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit olduğu anlaşılan eyleminin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki, ''sanığın atılı suçu işlediği hususunda yeterli delilin elde edilemediği'' gerekçeleri ile bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
hükümde yer alan '' 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 50 gün adli para cezası karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine '' 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6266, K. 2015/6235, 9 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama