KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/6454 E., 2016/3807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılması, 53/1-2-3 maddesinin uygulanması,
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
5237 sayılı TCK'nın 158/1-f, 52/2 maddeleri gereğince 4 yıl hapis ve 9.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması, 53/1-2-3 ve 52/4 maddelerinin uygulanması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın sahte olduğunu bildiği çalıntı çeki ciro edip katılana vererek karşılığında otomobil satın almak suretiyle haksız menfaat temin ettiği iddia edilen olayda; Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın ve tanıkların aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 Sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise. TCK'nın 52. madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra,
ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52/2. madde hükmü gereğince 20-100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının 450 gün karşılığı 9.000,00 TL olarak belirlenmesi gerekirken doğrudan elde edilen haksız menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E,
2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6454, K. 2016/3807, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama