İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Ceza Dairesi

YARGITAY · 23. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/6514 K.2015/5664

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Esas2015/6514Karar2015/5664Tarih26 Ekim 2015Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

23. Ceza Dairesi 2015/6514 E., 2015/5664 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2015
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık ...’ın şirket ortağı, sanık ...’in fabrikada çalışan tekstil mühendisi, diğer sanık ...’in ise ön muhasebe çalışanı olarak görev yaptığı, sanıkların katılanların da ortağı olduğu tekstil şirketinde üretilen malları birlikte kayıt dışı satarak elde edilen gelirle kendi adlarına taşınmaz mallar aldıkları; ayrıca, sanık ...’in ortağı olduğu ... adlı işyerinden, şirkete herhangi bir gıda ve kırtasiye ürünü satmadığı halde bu ürünler teslim edilmiş gibi fatura düzenleyip kendi şirketine ödeme yaptırmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda;

ve sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanık ...’ın, taşınmazların katılanların bilgisi dâhilinde yıllar önce alındığını, ortaklara yıllarca kar dağıtmak yerine örtülü biçimde elden verilen paralarla taşınmaz alındığını, aynı şekilde katılanların da örtülü biçimde şirketten çektikleri paralarla taşınmaz edindiklerini, para çıkışını açık çek ve şirket çalışanları üzerinden yaptıklarını, nitekim şirket çalışanı ... tarafından gönderilen belgeler ve listelerde, faturasız veya eksik fatura ile satılan malların bedellerinin açık çek denilen herhangi bir fatura karşılığı olmadan dışarıdan temin edilen çekler ile kullanılmak suretiyle tahsil edildiğinin belirtildiğini,

bizzat şirket kayıtlarında böyle verilen çeklere ait kayıtlar bulunduğu ve katılanların bu tür işlemleri yapmaları nedeniyle vergi kaçakçılığı suçundan yargılanıp hapis cezaları aldıklarını; kayıt dışı satılan malların bir kısmının bedellerinin şirket çalışanları ..., ... ve ...’nın banka hesapları üzerinden şirket ortağı olan katılanlara aktarıldığını, kısaca, şirketin bu ortaklara dağıtılacak karları ve vergi dışı kazançlarının açık çekler ve çalışanların hesapları üzerinden şirket ortaklarına aktarıldığını, şirketteki iddia edilen stok açığının –gerçekten varsa- tüm tekstil sektöründe var olduğunu,

çünkü işlenecek pamuğun kilogram bazında alınıp metretül birimiyle kumaş haline getirildiğini ve ölçü birimlerinin farklılığı nedeniyle her zaman stok açıkları oluştuğunu, bunun da yıl sonunda muhasebe kayıtlarında düzeltildiğini, kaldı ki, bizzat tarafından tanık gösterilen şirketin yeminli mali müşaviri tanık ...’in bilgisi dâhilinde yıllar boyunca ve sürekli biçimde bu tür stok açıklarının meydana geldiğini ve bu konunun, yeminli mali müşavir tanık ... tarafından da duruşmadaki ifadesinde açıkça dile getirildiğini,

vergi dairesinden gelen yazıdan da anlaşılacağı üzere şirketin daha önceki yıllarda bu nedenle stok affından yararlanıldığının belirtildiğini savunması, sanık ...’in, diğer sanık ...’ın İstanbul’da bulunduğu zaman suça konu bir adet taşınmazı geçici olarak kendi üzerine almasını ve dört beş gün sonra döndüğünde malı kendisinden devralacağını söylediğini, bu malın bizzat sanık ...’ın şahsına alındığını sandığını, çünkü bizzat sanık ...’ın şahsi çekleriyle ödeme yapıldığını, kaldı ki, husumetli olduğu katılanların avukatı tanık Muhammet’in bile bu hususu tüm aşamalarda dile getirdiğini, sanık ...’ın da savunmasını bu biçimde doğruladığını;

sanık ...’ın birkaç gün sonra diğer ortaklar olan katılanlarla arasının ticari ve mali konular nedeniyle bozulduğunu ve daha sonra ortakların kendi aralarındaki anlaştıkları biçimde malın devrini istediklerini kendisinin de bunun üzerine malı devrettiğini, o ana dek katılanların kendisini hiçbir nedenle suçlamadığını ancak katılanlara karşı ödenmeyen maaşlar ve tazminatlar nedeniyle açtığı ve daha sonra kazandığı iş davası yüzünden kendisini bu suçlamaya dâhil ettiklerini savunması, bu malın daha sonra tarafından devralındığının dosya kapsamındaki belgelerle anlaşılması;

sanık ...’in, şirketten para çıkışı yapma, şirket adına bankalardan para çekme ve benzeri hiçbir yetkisi olmadığını, yalnızca ön muhasebe elemanı olarak çalıştığını, tüm belgelerin şirketin asıl muhasebecisi ...’ın denetiminden geçtiğini, o dönem şirkette kendisi dışında diğer ön muhasebe çalışanları ..., ... ve ...’ ın da işlemlerin gecikmemesi için sanık ...’ın bilgisi dâhilinde faturalara imza attığını, bunun rutin bir uygulama olduğunu, bu kişilerin dinlenmediğini ve bu kişilerin de imzalarının bulunduğu faturaların getirilip incelenmediğini;

ayrıca, 1-1,5 yıl boyunca şirketin gıda ve kırtasiye ihtiyacının, katılanların bilgisi ve oluru dâhilinde, kendisinin de ortağı olduğu ... adlı işyerinden 117 adet fatura ile karşılandığını, suça konu 13 adet faturadaki tüm malların diğer faturalarda olduğu gibi teslim edildiğini, nitekim, malların teslim edildiğine ilişkin işaretler konulduğunu ve kime teslim edildiğinin ilgili mal kaleminin sonuna yazıldığını, malları şirket adına teslim alıp dağıtımını yapan şirket çalışanı ...’ün bu hususta dinlenmediğini savunması;

dosya kapsamındaki delil tespiti kapsamında düzenlenen tek kişilik bilirkişi raporunda, bağımsız bilirkişilerce herhangi bir fiili mal sayımı yapılmadığı, daha önce delil tespiti talebinde bulunan tarafından yapılan mal sayım verilerine göre hesaplama yapıldığı, daha sonra vergi uzmanı tarafından sunulan vergi denetim raporunda, şirket defterlerinin vergi denetimine olanak tanımayacak biçimde tutulduğu, ayrıca, şirkette faturasız satışlar yapıldığı tespit edilerek şirkete vergi cezası kesildiği;

kovuşturma evresinde aldırılan ve daha önceki raporları da değerlendirmeye alan yeminli mali müşavir bilirkişi raporunda, delil tespiti için gidildiğinde bağımsız bilirkişilerce herhangi bir fiili mal sayımı yapılmadığı, daha önce sanıklarla husumetli olan tarafından yapılan mal sayım verilerine göre hesaplama yapılması sonucu bulunan stok açığının şüpheli bulunduğunu, ilgili döneme ilişkin defterlerin yöntemine uygun biçimde tutulmadığı, aynı döneme ilişkin defterler üzerindeki verilere dayanarak yapılan üç farklı stok hesaplaması ve miktarı olduğu,

farklı hesaplama ve miktarlar nedeniyle yapılan hesaplamaların şüpheli olduğu ve bu haliyle gerçeği yansıtmadığının belirtilmesi karşısında,

Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle suç işlendiğinin belirtildiği döneme ilişkin katılanların şirketi ile ... adlı işyerine ait bilgisayar, muhasebe ve diğer tüm kayıtları, tüm defterler, faturalar ve belgelerin asılları, şirket bünyesinde açık çekle işlem yapıldığına ilişkin listeler, diğer şirket çalışanlarının banka hesaplarındaki ilgili döneme ilişkin hesap hareketleri getirtilerek tüm iddia ve savunmalar ile daha önceki bilirkişi raporları dikkate alınarak şirkette tam ve kesin olarak bir stok açığı olup olmadığı,

stok açığı belirlenmesi durumunda bunun yıllara yaygın biçimde şirket politikası olarak sürdürülüp sürdürülmediği, katılanların benzer eylemleri yapıp yapmadıkları ve bu nedenle ceza alıp almadıkları; yine, sanıklar ... ve ...’in katılanların ortağı olduğu şirkete karşı iş dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, belirtilen tüm tanıkların yöntemince çağrılıp dinlenmesi,

tüm defterler, faturalar ve belge asılları temin edildikten ve tanıklar dinlendikten sonra konusunda uzman serbest muhasebeci, mali müşavir, Sayıştay denetçisi, şirketler hukuku ve gayrimenkul hukuku ile tekstil uzmanının bulunduğu bilirkişi kurulundan tüm iddia ve savunmaları karşılayacak ve çelişkileri giderecek biçimde kapsamlı raporlar ve gerekmesi halinde ek raporlar ile farklı bilirkişilerden raporlar aldırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, sanıkların nasıl birlikte hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri yöntemince tartışılmadan,

eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6514, K. 2015/5664, 26 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Ceza Dairesi
Esas No
2015/6514
Karar No
2015/5664
Tarih
26 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/6514 K.2015/8572
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/6514 K.2015/8878
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/6514 K.2015/29436
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/6515 K.2015/14290
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/6515 K.2015/8585
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/6515 K.2015/8382

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.