KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/6771 E., 2016/4024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 62, 52, 53, 58 maddeleri uyarınca iki kez 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılana ait ... isimli işyerini arayarak... Odasına altı adet dürüm ve 100 TL para üstü göndermesini istediği, katılanın altı adet dürümle birlikte 91 TL'yi para üstü olarak tanık Yusuf ile gönderdiği, sanığın, tanığın yanına gelerek “Sen ...den mi geliyorsun para üstünü ver hale pastahanesinin önüne git biri senden paketleri alacak ve parayı da sana orada teslim edecek” diyerek katılanın çalışanından 91 TL parayı aldığı; sanığın aynı hileli hareketlerle şikayetçi ...'ten soba kovası istediği ve şikayetçinin çalışanı aracılığıyla gönderdiği 85 TL para üstünü alarak izini kaybettirdiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının ve TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulanırken, tekerrüre esas en ağır hükümlülüğün dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, sanığa ait üç ayrı ilamın karar yerinde gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "Sanığın ...
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6771, K. 2016/4024, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama