KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/6984 E., 2016/4591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikil dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 158/1-f, 62, 52, 53 maddelerİ gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası ile 18.740 TL adli para cezası, hak yoksunluğu
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın,... Kozmetik firmasında iki ay kadar çalıştığı, bu firmanın ... mağazalarına kozmetik ürünü verdiği ve karşılığında çek alındığı, sanığın... kozmetik firmasından ayrıldıktan sonra, ... mağazasına gittiği, bu şirkettekilerin sanığın... kozmetik firmasından ayrıldığını bilmediği, daha önce satılan ürünler karşılığı sanığın 7500 TL bedelli çek aldığı, ... kozmetik firmasının kaşesini yaptırarak çekin arkasına bu kaşeyi bastığı ve firma yetkilisi katılan ...'ın imzasını taklit ettiği, ciranta olarak kendisinin de çeki imzaladığı, bu çeki tanıdığı olan ...'ya tahsil etmesi için verdiği, çekin ... isimli finans merkezinde bozdurulması sırasında sahteliğinin ortaya çıktığı anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/6984, K. 2016/4591, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama