KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/7801 E., 2016/6301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin beraat hükümlerini münhasıran vekâlet ücreti yönünden temyiz ettiği saptanarak yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Sanığın 04.04.2008 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile birleşme sonucu tüzel kişiliği sona eren ...Ltd. Şirketine ait kaşeyi 17.10.2008 tarihinde düzenlediği üç adet bonoda kullanıp katılan şirket yetkililerine alışveriş karşılığı bonoları verdiği, mallar teslim edilmesine karşın bedelin ödenmemesi üzerine bonoların icra takibine konulduğu, hacze gidildiğinde kaşedeki şirket adresinin boş olması nedeniyle haciz yapılamadığı, böylece sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/7801, K. 2016/6301, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama