KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2015/9535 E., 2016/9474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000 TL ve 1.000 TL adli para cezası.
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Eşi cezaevinde hükümlü olarak bulunan katılanın komşusu vasıtasıyla tanıştığı sanığın kendisini asker olarak tanıtarak tanıdığı hakim ve savcılar olduğunu bu kişiler vasıtasıyla eşini cezaevinden çıkartabileceğini tanıdığı hakim ve savcıları yemeğe götüreceğini uçakla tatile göndereceğini söyleyerek katılanı inandırıp kendisinden değişik zamanlarda toplam 29.000 TL para aldığı, sanığın aldığı parayı katılana iade etmeyerek haksız menfaat temin ettiği bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda,
İddia, savunma, katılan ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez katılandan toplam 29.000 TL haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/9535, K. 2016/9474, 9 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama