KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2016/10090 E., 2016/8165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, sahtecilik
- Hüküm
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı;
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
1-TCK'nın 37/1 maddesinin yollamasıyla 204/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası 2-TCK'nın 37/1 maddesinin yollamasıyla 158/1-d, 62, 52, 53/1, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 500 gün karşılığı 10.000 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın borçlu, Sarıkayalar Ltd. Şti. alacaklı olarak gösterildiği faturaya istinaden İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2004/2076 E. sayılı icra takip dosyasından katılan aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı ve ödeme emrinin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre kesinleştirilerek katılana ait İzmir ili Konak bölgesi 4. Tapu Sicil Müdürlüğünün Bozyaka Mah. 30411 ada,
1 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın zemin katının sanık ...'ye ihale suretiyle satışının yapıldığı ancak taşınmazın vasfından kaynaklanan farklılık nedeniyle sanığa tescil ve devrinin gerçekleştirilememesi üzerine sanık ... tarafından İzmir 2. İcra Müdür yardımcısı tanık ... tarafından düzenlenmiş gibi gösterilen ve taşınmazın ...'a satıldığını içeren İzmir 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne hitaben yazılan 02/02/2006 tarihli ve 2004/2076 E. sayılı yazının tanzim edilerek sanık ...'a verildiği, İzmir 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünce taşınmazın sanık ... adına tescil ve devrinin gerçekleştirildiği,
taşınmazın bir süre sonra sanık ...'ye ondan da sanık ...'a devrinin gerçekleştirildiğinden sanıkların dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1-Suça konu İzmir 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne hitaben yazılan 02/02/2006 tarihli ve 2004/2076 E. sayılı yazının 23.01.2012 tarihli tek kişilik bilirkişi raporuna göre.
3. kişiler nezdinde iğfal kabiliyetinin bulunduğu ancak tapu dairesindeki ilgililer nezdinde iğfal kabiliyetinin olmaması gerektiği belirtildiği ve iğfal kabiliyetinin mahkeme gözlemi ile tespit edilmemiş olması ve aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açığa çıkarılabilmesi ve atılı suçların unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, suça konu belgenin mahkemece gözlemlenip aldatma yeteneğini taşıyıp taşımadığı duruşmada incelenerek, özellikleri zapta geçirilerek,
iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve gerektiğinde suça konu belgenin Adli Tıp Kurumuna gönderilerek aldatma kabiliyeti olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/10090, K. 2016/8165, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama