KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2016/11490 E., 2016/10034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2016
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Katılan...'a yönelik mala zarar verme ve tehdit suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 106/1-2. cümle, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL. ve 320,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince mala zarar verme suçu yönünden verilen 1.320,00 TL. adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair...1.
Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2014/9 esas, 2015/53 sayılı kararına karşı, tehdit suçu yönünden de 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle yapılan itirazın kabulü ile anılan karardaki hükmün (E) fıkrası yönünden kaldırılmasına dair mercii ...
1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/07/2014 tarihli ve 2015/532 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/05/2016 gün ve 2170-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/06/2016 gün ve 2016/214517 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteminde;
...
1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararda, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluştuğu kabul edilerek, mala zarar verme suçundan hükmedilen hapis cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde, tehdit suçundan hükmedilen adli para cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyerek çelişki yaratılmasında isabet görülmemiş ise de, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30/04/2015 tarihli ve 2014/51453 esas, 2015/28204 sayılı kararında değinildiği üzere,
"Mahkemenin uygulamasının kurulan hükümlerde kişiselleştirme yönünden çelişki oluşturduğu anlaşılmakta ise de. Kanun koyucu CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmaması hususunda mahkemeye takdir hakkı tanımıştır.
Mahkemenin takdirine yönelik olan bu gerekçenin yerinde veya yeterli olup olmadığı temyiz incelemesinde değerlendirilebilecekken, takdire müteallik konuların inceleme dışı bırakıldığı olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluyla denetlenemeyecektir." şeklindeki kabulü karşısında kanun yararına bozma incelemesine konu edilmemiştir.
Ancak; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar yönünden yapılan incelemede.
6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinde yer alan “Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.” şeklindeki hüküm dikkate alındığında, sanık hakkında kesin olarak doğrudan 320,00 Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesini müteakip,
suça sürüklenen çocuk müdafiince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karara karşı itiraz edilmesi üzerine, Mahkemesince söz konusu kararın kesin mahiyette olup aleyhine temyiz veya itiraz kanun yoluna başvurulamayacağı, ancak olağanüstü kanun yoluna başvurulabileceği gözetilmeksizin, yapılan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekirken, işin esasına geçilmek suretiyle itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/11490, K. 2016/10034, 24 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama