KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2016/495 E., 2016/3994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Sanıklar ..., ..., ... hakkında beraat
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Şikayetçi ...'in katılma talebinin reddedilmesine ilişkin ara karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Şikayetçi ...'in suçtan zarar görme ihtimali bulunmadığından şikayetçi vekilinin bu hususla ilgili temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesi gereğince REDDİNE, 2-Katılan ... ile sanık ... müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Katılan ...'in yeğeni olan sanık ...'ın katılana ait suça konu... İlçesi 1402 parsel sayılı taşınmaz üzerinden yol geçeceğini ve taşınmazın bir kısmının istimlak edileceğini söyleyerek bu taşınmaza ilişkin yasal işlemleri takip edeceği gerekçesiyle teyzesi olan katılandan vekaletname istediği, katılanın sanığa inanarak bu işlemleri takip etmek üzere vekaletname vermeyi kabul ettiği, birlikte...
1. Noterliğine giderek 18/05/2007 tarih ve 46...yevmiye numaralı üç sayfadan oluşan, taşınmazın satışını da içeren vekaletnameyi çıkarttıkları, bu vekaletnameden katılanın çocuklarının haberdar olması üzerine sanığın vekaletnameyi suistimal edebileceğini düşünerek sanıktan vekaletnamenin örneğini istedikleri, bunun üzerine sanığın katılandan almış olduğu aynı tarihli ve yevmiye numaralı gerçek vekaletnamenin benzeri olan ancak gayrimenkul için satış yetkisini içermeyen iki sayfadan ibaret sahte bir vekaletnamenin fotokopisini şikayetçi ...'in sahibi olduğu otelin idari kısmına bıraktığı,
katılan ve şikayetçinin bu sahte vekaletname hakkında... 2. Noterliğinde 21/05/2007 tarihinde azilname düzenlettiği, azilnamenin sanığın iş yerinde çalışanına 22/05/2007 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 2010 yılı içinde sanık ...'ın gerçek vekaletnameyi kullanıp suça konu taşınmazı satmaya karar vererek taşınmazı satılığa çıkardığı, müşteri olan sanık ... ile yaptıkları pazarlık sonucu taşınmazın 1.500.000,00 TL bedelle satılması hususunda anlaşarak...
Tapu Sicil Müdürlüğünün 27/04/2010 tarihli satış sözleşmesi ile taşınmazın sanık ... tarafından katılana vekaleten sanık ...'a satıldığı, satış bedelinin sadece 7.000 TL sinin katılanın hesabına yatırıldığı, kalan kısmının ise büyük çoğunluğu nakit olmak üzere tamamının sanık ... tarafından sanık ...'a ödendiği, sanık ...'un taşınmazı satın aldıktan sonra bu taşınmazın satılık olduğuna dair yerel gazetelerde ilan verdiği, bu ilanı gören sanıklar ... ile ...'in ortak oldukları ...
Turizm ve Tic. Ltd. Şti adına taşınmazı satın almak üzere sanık ... ile görüştükleri, yaptıkları pazarlık sonucu şirkete ait 3 dairenin verilmesi karşılığında takas yolu ile taşınmazın satışı hususunda anlaştıkları ve...
Tapu Sicil Müdürlüğünde düzenlenen 14/05/2010 tarihli satış sözleşmesi ile devrin yapıldığı, bu suretle sanık ...'ın azilnameye rağmen hükümsüz kalan vekaletname ile tapu müdürlüğüne aracı kılacak taşınmazı devretmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından verilen mahkumiyet hükmünde;
diğer sanıklar ..., ... ve ...'in taşınmazın katılan rızası ve bilgisi dışında satıldığını bildiklerine ve bu suretle sanık ...'ın eylemine katıldıklarına dair cezalandırılabilmeleri için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/495, K. 2016/3994, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama