KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2016/830 E., 2016/3737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 2010 yılında meydana gelen ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamı dışında kalan don afeti nedeniyle zarar gören çiftçilere yönelik telafi edici destek ödeme yapılmasına ilişkin yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına istinaden, ...'ne başvurarak, kendisine ait ... ilçesi ...
Köyü ... nolu parselin 3,90 dönümünün, 306 nolu parselin 3,20 dönümünün ve ... nolu parselin 7,50 dönümünün kayısı bahçesi olduğunu beyan ederek don afeti desteği aldığı, ancak yapılan kontroller sonucunda sanığın ...
Köyü... ve ...nolu parseller için 2006-2007 yıllarında buğday, 375 nolu parsel için 2006 yılında buğday ekili olduğunu bildirdiği, yerinde yapılan incelemede de söz konusu ...ve ... nolu parsellerin kavaklık,... nolu parselin ise boş tarla olduğunun tespit edildiği, sanığın bu şekilde usulsüz olarak resmi makamlara beyanda bulunarak destekleme ücreti almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
2010 yılında don afet desteği almak için sanık tarafından yapılan bildirim içeriğinin gerçek olup olmadığının katılan kurumda bulunan ve daha önceki tarihlerde aynı parseller için verilen çiftçi kayıt sistemindeki belgelerden kolaylıkla kontrol edilebileceği, tereddüt halinde ise yerinde yapılacak basit bir inceleme sonucunda söz konusu parselde hangi ürünün yetiştirildiğinin tespit edebilmesinin mümkün olduğu, kaldı ki “Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Yönetmeliğinin” 10. vd maddelerinde meydana gelen zararın Hasar Tespit Komisyonunca yerinde tespitinin zorunlu kılındığı,
dolayısıyla sanık tarafından bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/830, K. 2016/3737, 30 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama