KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/2452 E., 2011/2185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, yapılan taahhütname sözleşmesi ile tüm borçlarını ödediğini, sözleşmenin üçüncü maddesine göre taahhüdünü yerine getiren üyelerden mesken harcı ve tapu masrafı dışında başka bir bedel istenmeyeceğini, buna rağmen sıkça yönetim değiştiren davalı kooperatifin yeni yönetiminin önceki yönetimin taahhütlerini tanımadığını ileri sürerek, davacının davalı kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile varsa borcunun miktarının belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının imzalanan sözleşme ile yönetim kurulu tarafından sabit ve peşin ödemeli olarak üyeliğe kabul edildiğini, ancak yönetim kurulunun genel kuruldan yetki almadan davacıyı farklı statüde ortaklığa kabul etmesinin mümkün olmadığını, davacının aidat yükümlülüğü ve diğer giderlerden sorumluluğunun devam ettiğini, kaldı ki yeni yönetim kurulu tarafından davacıya gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesinin olmadığını, davacının tespit davası açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava açılmadan önce üyeliğinden kaynaklanan borçla ilgili davalı kooperatife herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, davalı kooperatif tarafından da davacıya borçları ile ilgili olarak herhangi bir ihtar veya bildirimin yapılmadığı, davacının tespit davası açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığı, hiçbir borcu olmadığı için hakkında ihtar çekilmeyen üyenin olmayan bir borcunun bulunmadığına karar verilmesi halinde haksız olarak davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek davalının zarara uğrayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/2452, K. 2011/2185, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama