KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/2465 E., 2011/2051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif tarafından biriken aidat alacaklarını ödemediği gerekçesi ile ihraç edildiğini, ihtara konu aidat borcunun gerçeği yansıtmadığından ödeme yapılmadığını, ihraç kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın kötü niyetle açıldığını, kooperatifin aldığı kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ihtarlarda istenilen borç miktarının gerçek borç miktarını yansıttığı, verilen sürelerin anasözleşme ve yasaya uygun olduğu, davacının bu sürelerde borcunu ödemediği, davacının aidat yükümlülüğünün devam etmesi karşısında Şubat 2009 yılında ödenen 250,00 TL'nin Kasım 2008 sonrasındaki aidat borcuna sayılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
aksinin kabulü halinde dahi 250.00 TL ödemenin ikinci ihtarda mahsup edilmemesi halinde ihtarname ile borç miktarı arasında çok cüz'i bir fark oluştuğu, bu miktarın davacının ödeme yapmadan tereddüte düşmesini sağlayacak nitelikte olmadığı, davacının bu cüz'i farka dayanarak, ihtarnamenin, borç miktarı yönünden usulsüz olduğu iddiasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, ihraca ilişkin kooperatif kararının yasaya ve anasözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu ihraç kararı davalı kooperatif yönetim kurulunca alınmıştır. Davalı kooperatife ait anasözleşmenin 45. maddesinde yönetim kurulu toplantısının en az yarıdan fazla üyenin katılmasıyla yapılacağı ve kararların toplantıda bulunanların çoğunluğu ile verileceği öngörülmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla TTK'nın 330. maddesi de aynı yönde düzenleme içermektedir.
Davalı kooperatif yönetim kurulu üç üyeden oluşmaktadır. Bu durumda, anasözleşme ve yasanın anılan hükmüne göre yönetim kurulu toplantısının üç üyenin de katılımıyla yapılması, kararların ise toplantıda bulunanların çoğunluğuyla verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, ihraç kararının alındığı 20.05.2009 tarihli yönetim kurulu toplantısının iki üyenin katılımıyla yapıldığı, kararın da bu şekilde alındığı anlaşılmıştır.
Buna göre, yönetim kurulunun anasözleşmenin ve yasanın öngördüğü toplantı yeter sayısı ile toplanmadığı anlaşıldığından alınan karar geçerli bulunmamaktadır. Mahkemece ihraç kararının bu nedenle geçersiz olduğunun tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ihraç isteminin esasına girilerek yapılan yargılma sonunda ihraç kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma nedenlerine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/2465, K. 2011/2051, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama