KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3503 E., 2012/1031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatifin kur'a çekilişinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatifin konutları iki kısımda inşa ettiğini, müvekkilinin ikinci kısımda “ A ” bloğa dahil edildiğini, davalının çekilişler suretiyle üyeler arasında bu şekilde bir ayrım yapmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, kıymet takdir komisyonunun usulüne uygun oluşturulmadığını, komisyon raporunun müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, 18.10.2009 günlü kur’anın müvekkiline 20.10.2009 tarihinde tebliğ edildiğini ve anasözleşmeye aykırı olarak maliyetler belirlenmeden kur’a çekildiğini ileri sürerek, söz konusu kur’a işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu, kur’a davetinin davacıya da posta yoluyla 14.10.2009 tarihinde gönderildiğini ancak davacının gönderiyi zamanında almayarak sırf bu davayı açabilmek için 20.10.2009 tarihinde teslim aldığını, noterden onaylı teknik heyet raporunun ve kat değerlendirme formunun davacıya gönderildiğini ancak bekleme müddeti bittiğinden iade edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, anasözleşmenin 62. maddesine göre maliyet bedeli kesinleştikten sonra konutların kur’a ile üyelere dağıtılacağı, 61. maddesine göre de teknik heyet raporunun noterce onaylanarak yönetim kuruluna tevdi edildiği ve üyelere de tebliğ edildiği dosyadan anlaşılamadığı ve davacıya kur’a tarihinin usulünce tebliğ edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 18.10.2009 tarihli kur’a işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının “ A ” bloğa dahil edilmesi konusunda açık bir muvafakati olmamasına ve bu işlemin hangi gerekçeye dayandığının davalı tarafından gösterilmemiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3503, K. 2012/1031, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama