KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3505 E., 2012/2766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali, tasfiyenin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın tefrik edilmesine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada, kooperatif vekili, 16.09.2005 tarihinde ölen davalıların murisinin, üyelik aidatlarını ödememesi üzerine başlattıkları ilamsız icra takibinin, davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %40' ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, murisin, ortaklık paylarından birini 15.06.2002 tarihinde ...'den devraldığını, bu tarihten sonra murisin borcunun 480,00 TL olduğunu, diğer payını ise 2002 yılı Ekim ayında dava dışı ...'a devrettiğini, borçlardan devralan yeni ortağın sorumlu olduğunu, ayrıca bu hisse ile ilgili aidat talebinin zamanaşımına uğradığını, aksi düşünülse bile murisin huzur hakkı alacaklarının tespit edilecek borçlardan düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile alacağın % 40'ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Birleşen dava davacıları vekili, müvekkillerinin murisinin kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptaline karar verilmesine rağmen, bu kararın davalı kooperatifçe uygulanmadığını ileri sürerek, davalı kooperatifin tasfiyesinin kaldırılmasını ve Ticaret Sicilinden terkininin önlenmesini talep ve dava etmiş, davalı kooperatif vekili de davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 16.04.2006 tarihli Genel Kurul'un 8. maddesi ile muris ...'in borçlarının affedildiği, bu kararın halen geçerliliğini koruduğu, karardaki çıkıntıların sonradan eklendiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın tefrikine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 16.04.2006 tarihli Genel Kurulun 8. maddesine sonradan ilave edilen ''alınıp'' kelimesinin 1086 sayılı HUMK'un 298/1. maddesi ( 6100 sayılı HMK 'nın 207. madde 1.
cümle) uyarınca tasdik edilmediğinden geçerli olmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3505, K. 2012/2766, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama