KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3513 E., 2012/2173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkili hakkında sulama borcundan dolayı davalı tarafından kambiyo senedine dayalı takip yapıldığını, müvekkilinin takibe konu bonoyu, açık bono şeklinde davalı kooperatife verdiğini, davalının anaparaya faiz yürüterek bononun miktar kısmını doldurduğunu, davacının davalı kooperatife 88.992,00 TL borçlu olmadığını, ayrıca davalı kooperatifin üyelerinden açık bono almasının kanunen yasak olduğunu ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitine ve alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, anlaşmaya aykırı senet tanzim edilme olgusunun ancak yazılı bir belge ile ispat edilmesi gerektiğini, bononun sebepten soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu bononun ihdas nedeni bölümünde ''nakden'' ibaresinin yazılı olduğu, davalı vekilinin senedin ihdas nedenini değiştirmediği, bu durumda anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat olarak verildiği yönündeki iddiaların davacı tarafça, HMUK'nın 290. ve TTK'nın 592. maddelerine göre tanıkla ispat edilemeyeceği, davacı tarafından yazılı bir belge ibraz edilmediği, yemin deliline de başvurulmadığı, böylelikle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3513, K. 2012/2173, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama