KÜNYE
(Kapatılan)23. Hukuk Dairesi 2011/3519 E., 2011/2568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının aidat borçlarının tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ederek takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptaline, takibin devamına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin icra takibinden önce kooperatiften istifa ettiğini, Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi gereğince müvekkilinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve % 40 oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu icra takibinde asıl alacak miktarının 6.600,00 TL olması, fer’i taleplerin müddeabihe dahil olmaması ve davaya bakma görevinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde tespit edilmiş olan miktar dikkate alındığında sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat borçlarının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle davanın reddine veya davanın nakline ya da açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar, bunları veren mahkemeler yönünde nihai kararlar olup, bu nev’i kararlarda Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanunu’nun 417. ve 426. maddeleri gereğince vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerekir. Her mahkeme kendi vekalet ücretini başka bir mahkemenin takdir ve hükmüne bırakmayıp, son karar ile birlikte hüküm altına almalıdır.
Bu durumda, somut olayda davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3519, K. 2011/2568, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama