KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3801 E., 2012/3250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ihraç tehdidi altında kooperatifçe istenen 65.179.23 TL' yi ihtirazi kayıt ile ödediğini, bu miktarın fazla olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000.00 TL.'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; genel kurul kararı olmaksızın, ödemelerin öncelikle faiz borcuna mahsup edilemeyeceği davacının yapmış olduğu ödemelerin öncelikle aidat borcuna mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle, 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatife fazladan ödendiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
1) Mahkemece, davacının ödemeleri, aidat borcundan mahsup edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, Borçlar Kanunu' nun 84. maddesi hükmüne göre, faiz ve masrafları ödemede geciken borçlunun yaptığı kısmi ödeme alacaklı tarafından öncelikle faize mahsup edilebilir. Bu ilke, aksi yönde genel kurul kararı alınmadıkça veya davalı kooperatifte aksi yönde bir uygulama bulunmadıkça kooperatif alacaklarında da uygulanır.
Mahkemece, Borçlar Kanunu' nun 84. maddesi' nin uygulanması konusunda aksi yönde bir genel kurul kararı veya kooperatifte aksi yönde bir uygulama bulunup bulunmadığı konusunda kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2) Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3801, K. 2012/3250, 2 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama