KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/595 E., 2011/935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Şikayetçi
- —
- Şikayet olunan
- —
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, İcra Müdürlüğü'nce, Borçlar Kanunu'nun 539 uncu maddesi uyarınca şirketin borçları ödenmeden, müvekkilinin alacağı için haciz konulan 15.870,00 TL nin dosyadaki alacaklı sayısı dikkate alınarak ikiye bölünmesinin hatalı olduğunu, Avukatlık Kanunu'nun 164/son ve 166/2 maddeleri uyarınca, alacaklılar vekilinin sadece mahkemenin hükmettiği vekalet ücretinde rüçhan ve haczedilmezlik hakkına sahip olduğunu, icra dosyasındaki 1.206,00 TL vekalet ücretinin bunun kapsamı dışında olduğunu ileri sürerek, icra müdürünün yasaya aykırı işlemlerinin iptaline ve buna bağlı olarak düzenlenen sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Şikayet olunan ... ve ... vekili, şikayetin reddini istemiştir.
Diğer şikayet olunan ..., şikayete cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, müdürlük işleminin yerinde olduğu ve şikayetin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, icra müdürü işlemine karşı şikayet ve sıra cetvelinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, gerekçeli kararda taraf delillleri değerlendirilmeden müdürlük işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388 nci maddesinin 3 ncü bendine ve temyiz inceleme tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesine göre, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.
Yine Anayasa’nın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de tüm mahkeme kararının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK.nun 428 nci maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir.
Diğer bir anlatımla Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Açıklanmaya çalışıldığı üzere, mahkemece, tarafların tüm delillerinin açıkça değerlendirilerek şikayetlerin hangi gerekçeyle reddedildiğinin karara yansıtılması gerekirken yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/595, K. 2011/935, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama