KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/1000 E., 2012/2251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, iflas idaresince asıl alacağın masaya kaydedildiğini, iflas tarihine kadar işleyen faizin de kaydının gerektiğini ileri sürerek, 72.945,00 TL’nin masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faiz ödemelerinin İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre anapara ödemelerinin tamamlanmasından sonra yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, iflasa kadar işleyen 19.043,00 TL faizin masaya kaydına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir.
İflas sıra cetveline itiraz davaları kural olarak sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içinde açılır (İİKm.235). Ancak davacı alacaklı masaya kayıt başvurusu sırasında tebliğe elverişli adres göstermiş ve Adalet Bakanlığı’nca belirlenen masrafı avans olarak yatırmışsa, dava açma süresi sıra cetvelinin kendisine tebliği ile başlar (İİK.m.223/3-son cümle).
Somut olayda, davacının masraf avansı yatırarak tebliğe elverişli adres gösterdiği ve bu adrese 26.05.2009 günü sıra cetvelinin tebliğ edildiği, davanın ise yasal on beş günlük sürenin geçmesinden sonra 12.06.2009 günü açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmek gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru değilse de, kararın sadece davacı yanca temyiz edilmiş olması karşında, temyiz edenin sıfatına göre hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/1000, K. 2012/2251, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama