KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/1208 E., 2012/3186 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının kooperatif aidat borçlarını süresinde ödememesi nedeniyle genel kurullarca belirlenen oranlar üzerinden hesaplanan 1.876,72 TL tutarındaki gecikme faizi ve 93,84 TL ek kooperatif alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aidat miktarının ve uygulanacak faiz oranlarının genel kurul kararları ile belirlendiği, davalının aidat borcundan mahsup edilmesini istediği çatı tadilatı masrafları ile ilgili her hangi bir belge sunmadığı, davalının toplam 1.876,72 TL gecikme faizi borcu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kooperatif genel kurul kararıyla belirlenen gecikme zammı Yargıtay uygulamalarına göre faiz niteliğindedir. Borçlar Kanunu`nun 104/son maddesi uyarınca, faiz niteliğindeki gecikme zammına tekrar faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, itirazın iptaline ve takibin 1.876,72 TL üzerinden faiz uygulanarak devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan işlemiş faiz toplamına tekrar faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş, bu suretle açıklanan madde hükmü ihlal edilmiş olmaktadır. Mahkeme kararının bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. (6100 sayılı HMK 370/2) maddesi uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/1208, K. 2012/3186, 27 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama