KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/2680 E., 2012/4584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davalının ödemesi gereken verginin müvekkili tarafından ödendiğini, dairelerin teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin kira kaybına uğradığını ileri sürerek, ödenmiş olan verginin ve kira kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline göndermiş olduğu ihtarname ile fesih iradesini bildirdiğini, fesih iradesinden sonra bu sözleşmeye dayanılarak tazminat istenmesinin iyi niyetli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya göndermiş olduğu 06.04.2009 tarihli ihtarnamede sözleşmenin feshinin bildirildiği, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira kaybı ve vergi alacağı istemine ilişkindir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde tapuda pay devri edimi de bulunduğundan, diğer tarafın karşı çıkması halinde feshe ancak mahkemece karar verilebilir. Bu kuralın istisnası fesih konusunda taraf iradelerinin birleşmesidir.
Somut olayda, yüklenicinin dava dilekçesinde sözleşmenin feshi sonucunu yaratacak istemlerine arsa sahipleri karşı çıktıklarından ve fesih konusunda taraf iradeleri birleşmediğinden sözleşmenin feshedildiğinden sözedilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, sözleşme geçerli olarak sonuç doğurmaya devam ettiğinden davacının talepleri yönünden davanın esasına girilerek, toplanacak deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinden bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
2) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/2680, K. 2012/4584, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama