KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/3049 E., 2012/5521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken ihraç edildiğini, ihraç kararının iptali için açılan dava devam ederken, kur'a sonucu müvekkile isabet edilen 4 nolu meskenin, davalı ...'ya devredildiğini, ihraç kararının iptaline ilişkin dava sonuçlanmadan yapılan bu devrin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 4 nolu meskenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava tarihi itibariyle kooperatife borcu olduğu anlaşılan davacı ortağın, tescil isteminde bulunamayacağı, eksik ödemelerin depo ettirilerek tescile de karar verilemeyeceği, davalı ...'nın ise iyiniyetli 3. şahıs olarak kooperatife ortak olduğu, söz konusu dairenin adına tahsis edildiği, ...' nın kötüniyetli olduğu da davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafça, tapu iptali ve tescil istendiğine göre, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden karar ve ilam harcı alınması gerekmekte ise de, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olması nedeniyle harç alınmaması sonucu etkili bulunmamış, ancak keşifte belirlenen değer üzerinden davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, gerekçeli kararın hüküm kısmında davalı ...'nın isminin... olarak yazılması da doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/3049, K. 2012/5521, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama