KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/3110 E., 2012/5094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı 1283 nolu ... Tarım Kredi Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, kooperatif müdürü olan davalı ...'nın müvekkilinden açığa imzalı senetler aldığını, davalının, müvekkilinin kullanmadığı ayni ve nakti kredileri kullanmış gibi göstererek bedellerini zimmetine geçirdiğini, müvekkilinin, senetler nedeniyle toplam 26.818,21 TL'yi, aleyhine icra takibi yapılmadan önce ve sonra ödemek zorunda kaldığını, bu haksız eylem nedeniyle davacının, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 26.818,21 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., cevap vermemiştir
Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının, davaya konu senetlerdeki imzalara itirazının bulunmadığı, senetlere dayalı kredilerin davacının bilgisi ve rızası dahilinde ... tarafından kullanıldığı, 1.530,00 TL borcun kendisine ait olduğunun davacı tarafından açıkça beyan edildiği, TMK'nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı da gözetilerek, hakdüşürücü süre ve zamanaşımından sonra açılan ve ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece birden fazla gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davalı konumunda olan kooperatiflerin ve ...'in davacıya karşı sorumluluk dayanakları farklıdır. Mahkemece bu sorumluluklar ayrı ayrı belirlenmeden sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi, bazı davalılar zamanaşımı def'inde bulunmadığı halde bu davalılar hakkında açılan davanın da aynı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mahkemece davanın red gerekçesi olarak "zamanaşımı", "hakdüşürücü süre" ve "davanın isbat edilememesi" gösterilerek HMK 297/1-c ve 297/2. maddelerine uyulmaması doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle Mahkemece her bir davalının sorumluluklarının dayanakları açıklanıp, zamanaşımı def'inde bulunmayan davalı olduğu da gözönüne alınarak herbir davalı için ayrı olmak koşulu ile gerekçesi belirlenip karar verilmelidir.
2-) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/3110, K. 2012/5094, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama