KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/319 E., 2012/2027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatiften haksız ve hukuka aykırı şekilde ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ihraca dayanak ihtarlarda talep edilen miktarın gerçek borç miktarını yansıtmadığı, bu sebeple ihraç kararının usulüne uygun olmadığı, borç miktarının tesbitinin bu talep kapsamında olması sebebiyle ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Dava, yönetim kurulu ihraç kararının iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ihraç kararının iptali yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemenin kararına dayanak yaptığı bilirkişi raporunda davacının 170.965,01 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, Harçlar Kanunu uyarınca menfi tespit davası yönünden eksik harcın tamamlattırılması için davacı tarafa süre verilerek, bu eksiklik giderildikten sonra menfi tespit talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/319, K. 2012/2027, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama