KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/3231 E., 2012/5588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin genel kurul kararlarına göre 2000 yılına kadar ödemesi gereken aidat borcunun 1.738,47 TL'sini ödemeyen davalının, bu meblağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, daha önce de aynı döneme ilişkin aidat borçları için başlatılan takipte müvekkilince yapılan ödemelerin her hangi bir genel kurulu kararı olmaksızın öncelikle faiz borçlarına mahsup edildiğini, ayrıca müvekkilinin 2000 yılı sonrasında yaptığı ödemelerin, bu tarihten sonraki defter ve kayıtlara ulaşılamadığından bahisle hesap tablosu yapılırken dikkate alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenin bilirikişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatife 452,00 TL asıl borç ve 1.286,47 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.738,47 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kooperatif genel kurul kararları ile belirlenen aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının borcu bilirkişi raporuna dayanılarak belirlenmişse de, rapor denetime elverişli değildir. Mahkemece, davalının kooperatif adına ödeme yaptığı ve ödemelerinin değerlendirilmediği savunması üzerinde de durulmak suretiyle, kooperatif kayıt ve belgeleri, takip dosyaları incelenerek, davalının yaptığı tüm ödemeler tespit edildikten sonra bunların miktar ve tarihleri, hangi tarihte, hangi borç kaleminden düşürüldüğü hususlarında denetime elverişli, gerekçeli, ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak oluşacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/3231, K. 2012/5588, 28 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama