KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/3667 E., 2012/5768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu.... Konut Yapı Kooperatifi'ne ait arsanın satılarak tasfiye sürecine girdiğini, arsanın değerinin çok altında satıldığını ve kendisine tasfiye payı olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 10.000,00 TL nin satım tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davacının üyesi olduğu taşınmazın 80.000,00 TL bedel ile satıldığını bu satımdan tasfiye payı olarak davacı hissesine 11.428,57 TL düştüğü, bu konuda davacıya ödeme yapıldığı hususunun ispatlanamadığı, ödenmeyen bu paradan tasfiye kurulu olarak davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle 11.428,57 TL'nin davalılardan tahsiline, faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkindir.
1-Davalı ...' ın temyiz istemi yönünden;
Davacı tarafça, davalı safında davalılar gösterilirken "... Konut Yapı Kooperatifi adına hareket eden" ibaresi kullanılmakla kooperatif temsilcisi olarak davalı gösterildikleri anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle kooperatifin henüz sicilden terkin edilmemiş olduğu da açıktır. Mahkemece, davacının temsilcide hata yaptığının kabulü ile davalı kooperatife dava dilekçesinin tebliği ile yargılamaya devam edilmesi, kooperatifin sicilden terkini durumunda da, davacıya kooperatifin ihyası davası açmak üzere süre verilip, ihyadan sonra kooperatifin huzuru ile yargılama yapılması gerekirken şahsi olarak davalının sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
2-Davacının temyiz istemi yönünden;
Davacı vekili 04.11.2010 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ettiğini açıkladığı halde, talebini hangi miktara çıkardığını belirtmemiş, mahkemece de, taşınmazın satıldığı 80.000,00 TL esas alınarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece, davacı vekilinden açıklama alınarak, ıslah tutarının belirlenmesi, varsa eksik ıslah harcının tamamlatılması ve sonucuna göre dava değeri belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/3667, K. 2012/5768, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama