KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/3779 E., 2012/6730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı ... müdahiller...,.... ve ... vekillerince duruşmalı, davacı -karşı davalı ... müdahil ... mirasçıları vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ...., müdahillerden ..., .... ve ... vekilleri Av. ... gelmiş, diğer müdahiller tarafından gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı arsa sahibi vekili, müvekkili ile yüklenici ... Ltd. Şti. ve dava dışı diğer paydaşlar arasında 15.09.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, buna göre ...
İlçesi, ... yolu, 43 ada eski 12 yeni 38 parsel sayılı arsada inşaat yapılması için anlaştıklarını, 1. blok villanın davacıya, 2. blok villanın...'ya, 5. blok villanın da davalı ...'e verileceğinin, 3, 4 ve 6 no'lu villaların ise yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığını, ancak yüklenicinin projeye ve imara aykırı inşaat yaptığını ve süresinde de inşaatı teslim etmediğini, bu konuda, 15.05.1998 tarihli ihtar çekildiğini ileri sürerek,
teslimi gereken tarih olan 26.04.1997'den itibaren aylık 40,00 TL'den toplam 560,00 TL gecikme tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı yükleniciden tahisilini, inşaatın projeye uygun hale getirilmesini, bu mümkün olmazsa, uğradığı zarar olan 20.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı yüklenici vekili, müvekkilinin inşaatı yapıp teslim ettiğini, davacı dışındaki paydaşların bir şikayeti de olmadığını, taleplerin haksız olduğunu, esasen davacının çıkardığı güçlükler sebebiyle kendisinin 25.000,00 TL kredi çekmek zorunda kalarak ödediği faizler sebebiyle zarara uğradığını savunarak, karşı davasında belirtilen zarara ilişkin oluştuğunu ileri sürdüğü 25.000,00 TL'nin davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, temyiz incelemesine tabi tutulan 18.10.2011 tarihli kararda evvelce uyulan bozma ilamları doğrultusunda inceleme yapılarak dava konusu taşınmazlarda paydaş olan 3. kişilerin de davaya katıldığını, bu kişilerin taşınmazdan iyiniyetle pay satın aldıklarını ileri sürselerde, taşınmazla iligili belediyece verilmiş 25.10.1998 tarihli yıkım kararı bulunduğunu, bu durumu dahili davalıların da araştırıp öğrenebileceklerini ve iyiniyet iddialarında bulunamayacaklarını, davacının 3. bozmadan sonra ıslah yaparak davadan ıslah tarihine kadar cezai şart talep etmişse de bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına;
davacının yıkım ve yeniden yapım masraflarının hesaplanıp hükmedilmesine dair talebinin ise, yıkım ve yapım işinin ne zaman yapılacağının tespiti mümkün olmadığından; ayrıca verilen karara göre İİK'nın 30. maddesinde bir işin yapılmasına dair ilamların ne şekilde infaz olunacağı açık şekilde belirtildiğinden ıslah taleplerinin reddine, 337,34 TL gecikme tazminatı yerinde görüldüğünden ve bu husus kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, A ve C blokların 17.10.2002 tarilhi bilirkişi raporunda açıklanan şekilde proje ve ruhsatına uygun hale getirmesine, B bloğun yıkılmasına,
tadilat ve yıkım masraflarının davalı yükleniciden alınmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı, müdahillerden ... mirasçıları, ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı, müdahillerden ... mirasçıları, ..., .. ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/3779, K. 2012/6730, 16 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama