KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/4259 E., 2012/6750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre, müvekkiline düşen 5, 6 ve 7 nolu dairelerin ruhsat alım tarihinden itibaren 15 ay içerisinde teslim edilmesi gerektiği halde halen eksiksiz olarak teslim edilmediğini, öte yandan binada ve dairelerde bir takım eksik ve ayıplı işler bulunduğunu ileri sürerek, geç teslim nedeniyle oluşan kira kaybı için şimdilik 4.500,00 TL'nin, ayıp ve eksik işler bedeli olarak da şimdilik 4.500,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede asansör yapılacağı kararlaştırılmışsa da davacının onayı ile mimari projede asansöre yer verilmediğini, iddia edildiği gibi bina ve dairelerde eksik ya da ayıplı herhangi bir iş bulunmadığını, davacının daireleri fiilen Kasım 2008 tarihinde teslim aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşme uyarınca davacıya düşen üç adet dairedeki eksik iş bedelinin 27.055,00 TL olduğu, bunun yanında davacının sözleşmede kararlaştırılan miktara göre üç daire için dairelerin teslim edilmesi gereken tarihten dava tarihine kadar toplam 91.125,00 TL kira kaybı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 9.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 109.180,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Dava, eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi bedeli ile geç teslim nedeniyle oluşan gecikme tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 14.12.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaatın en geç 26.08.2007 tarihinde bitirilip arsa sahiplerine teslim edilmesi gerektiği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı için bu tarihten, eğer fiili bir teslim varsa, fiili teslim tarihine kadar gecikme tazminatı ödenmesinde zorunluluk vardır. Ne var ki mahkemece fiili teslimin ne zaman gerçekleştiği açıklığa kavuşturulmamıştır.
Bunun yanında, davacı vekilince ibraz edilen ıslah dilekçesi ile 21.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna istinaden toplam talep 118.180,00 TL'ye çıkarılmıştır. Islaha mesnet teşkil eden bilirkişi raporunda ise 91.125,00 TL gecikme tazminatı ve binadaki ortak yerler ile sadece davacıya ait bağımsız bölümlerdeki balkonlar için 27.055,00 TL eksik iş bedeli hesaplanmıştır. Anılan rapor esas alınarak hüküm tesis edildiği anlaşılmakta ise de, davacıya
ait dairelerin balkonlarına aliminyum küpeşte yapılması dışındaki diğer eksik imalatların bina ortak yerlerine ilişkin bulunmasına rağmen, ortak yerlerdeki eksik iş bedelinin davacı arsa sahibince ancak arsa payı oranında istenebileceği nazara alınmamıştır.
Diğer taraftan davalı yanca, ortak yerlerdeki eksik işler arasında sayılan asansör imalatının, davacı arsa sahibinin onayı ile yapılmadığı savunması ileri sürülmüştür. Bu hususun tespiti amacıyla binanın belediyesindeki imar işlem dosyası getirtilerek, arsa sahibinin asansör imalatının yer almadığı projeyi imzalamak suretiyle onay verip vermediği hususunun da denetlenmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, mahkemece yukarıda belirtilen konular incelenmeden ve bu konularda gerektiğinde bilirkişiden görüş alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/4259, K. 2012/6750, 16 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama