KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/5947 E., 2013/1808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, mümkün olmazsa tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kooperatif arasında imzalanan ....06.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalının 5372 ada ... parsel üzerine yapılan binada A blok, ... numaralı, brüt 170 m² lik daireyi müvekkiline vermeyi taahhüt ettiğini, davalı kooperatifin 04.08.2008 tarihli ihtarnamesi ile haksız olarak sözleşmeyi feshettiğinin kendilerine bildirildiğini, müvekkilinin ....08.2008 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ve feshi kabul etmediğini davalıya bildirdiğini ileri sürerek, anılan dairenin tapusunun müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde rayiç bedelinin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek, alacak miktarını 140.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının arsa teslim etme edimini eksik yerine getirdiği, öte yandan TMK'nın 692. maddesine göre hisseli taşınmazlarda olağanüstü işlemler için tüm paydaşların rızasının geçerlik şartı olduğu, davacı tarafça taşınmazdaki diğer paydaşların rızasını aldığına ilişkin bir belge sunulamadığı, ayrıca dava konusu taşınmaz yargılama sırasında dava dışı...'e tescil edildiğinden, bu kişiye husumet yöneltilmeden tapu iptali ve tescil istenemeyeceği, kendi edimini yerine getirmeyen davacının tazminat talep etmeye de hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
...)Dava, tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Usul hukukumuzda dava konusu olan mal veya hakkın davalı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi mümkündür. Dava sırasında dava konusu mal veya hakkı ( müddeabihi ) devreden davalı tarafın o davada taraf sıfatı da kalmaz. İşte bu durumda davanın kime karşı hangi talepte devam edileceği HMK'nın 125/.... maddesinde düzenlenmiştir.
Bilindiği gibi, karar tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 125/.... (devir tarihinde yürürlükte olan HUMK'nın 186.) maddesi uyarınca dava açıldıktan sonra davalı taraf dava konusunu üçüncü kişiye devrederse davacı, dilerse devreden davalı taraf ile olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davasını devam ettirir ya da davasını, devreden davalı hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Somut olayda, dava konusu ... nolu bağımsız bölümün ........2010 tarihinde davalı tarafından dava dışı .... kişiye devredildiği anlaşılmaktadır. Davacının asli taleplerinden olan tapu iptal ve tescil yönünden dava konusunun .... kişiye devredilmiş olması nedeniyle davacıya HMK'nın 125/....
(HUMK'nın 186.) maddesindeki yetkilerden birini kullanmak üzere süre verilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davacı tarafça, davalıdan taşınmazı devralan .... kişiye husumet yöneltilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
...)Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. ...)Kabule göre de; davacı tarafça davanın ıslahı ile birlikte dava değeri üzerinden eksik kalan nispi karar ve ilam harcı tamamlandığı halde, hüküm fıkrasının ... no'lu bendinde davacıya iadesine karar verilen bakiye harcın kapsamına, davacının ıslah ile birlikte tamamladığı harç miktarının alınmamış olması da doğru değildir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/5947, K. 2013/1808, 22 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama