KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/785 E., 2012/2672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, süresinde satış talep edilmediğinden davalı hacizlerinin düştüğünü, yapılan tahsilatlar nedeniyle davalı alacağının bulunmadığını, cari hesap ilişkisinin kesilmemesi nedeniyle bu çerçevede verilen bononun bedelsiz olduğunu, davalının vadesi gelmiş alacağının bulunmadığını ileri sürerek, davalının 15.09.2005 tarihli sıra cetvelinden çıkarılmasına, davalıya ayrılan payın kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hacizlerinin düşmediği ve yapılan bilirkişi hesaplamalarına göre borçludan alacağının mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haciz sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın davacıya ödenmesi istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nun 106'ncı maddesinde "Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde satılmasını isteyebilir", 108'nci maddesinde ise "Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar" ifadesi mevcuttur.
Hükme esas alınan 09.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda "taşıtların davalı banka tarafından haczedildiği 27.05.2003 tarihinden itibaren bir yıldan uzun süre geçmesine rağmen bu sürede davalı bankanın satış talebi olmamıştır" tespitine yer verilmiştir.
Bu tespit karşısında davalı haczinin düştüğü kabul edilerek davacı haczinin ayakta olup olmadığı, dolayısıyla dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/785, K. 2012/2672, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama