İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/1096 K.2013/1985

Taraflar arasındaki birleştirilen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine…

Esas2013/1096Karar2013/1985Tarih28 Mart 2013Okuma6 dk · 1.153 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2013/1096 E., 2013/1985 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2013
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.153 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki birleştirilen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken, ....06.2009 tarihinde noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile kooperatiften istifa ettiğini bildirdiği halde kooperatif üyelik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ....000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 40.525,80.TL olarak arttırmıştır. Asıl davada davalı vekili, kooperatif inşaatlarının bitme aşamasına geldiğini, müvekkil kooperatifin ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu, bu nedenle bilançolarda ödemelerin hesaplanmadığını savunarak,asıl davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, kooperatif konutlarının yapıldığı arsanın, kooperatif ortaklarına ait olduğunu, davalının ortaklıktan ayrılmasının taşınmazda malik olması nedeniyle yapılan ev inşaatı ile ilgisini bitirmediğini, blok halinde inşaat yapıldığından,

davalıya ait evde üyelikten ayrıldıktan sonra inşaatının tamamlanmadan bırakılmasının mümkün olmadığını, davalıya ait taşınmaz üzerindeki ev için, müvekkil kooperatifçe harcanan ve harcanacak miktarın davacı için sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, ayrıca davalının üyelikten ayrıldığı tarihe kadar olan aidat ödemelerini belirlenen tarihlerden sonra yatırdığını, bu nedenle davacının gecikme faizi borcu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ....000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacının tek taraflı düzenlediği istifa beyanı ile ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm haklarını, davalı kooperatife iade etmediği, esasında kooperatifçe yapılan imalatların arsanın mütemmim cüz'ü olduğundan iade etmesinin olanaklı da bulunmadığı,bu nedenle istifa beyanının ortaklıktan çıkma anlamında hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davada ise, davalı ...'in halen, kooperatif ortağı olması nedeniyle, davacı kooperatifçe yapılan masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekilleri temyiz etmiştir.

...-Asıl dava, çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun .... maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen

kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiş olup, davalı kooperatif anasözleşmesinin .... maddesinde de bu hükme paralel bir düzenleme yer almıştır.

Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan .... maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır.

Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir. Kaldı ki birleşen davada, dava dilekçesi kapsamından davacı kooperatifin istifayı kabul etmediğine yönelik bir beyanı olmadığı gibi, birleşen davada istifaya bağlı taleplerde bulunduğu anlaşıldığına göre, mahkemenin istifanın mümkün olmadığına yönelik gerekçesi yerinde olmamıştır.

Ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil, ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi halinde istifanın hüküm ifade edeceğinin, ortağın istifasına rağmen ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin devam edeceğinin, istifanın akçalı yükümlülüklerinden kaçınma amacına yönelik ve bu nedenle de geçersiz olduğunun kabulü, istifanın hukuki niteliği ve sonuçları ile bağdaşmaz.

Ortak, istifa tarihinden sonra doğan inşaat finansmanına ilişkin aidat borçlarından sorumlu değil ise de istifadan sonra daireyi kooperatife geri vermeyip, kullanmaya devam etmiş ve genel hizmetlerden yararlanmakta ise, kooperatifin bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte olmak üzere BK'nın vekaletsiz işgörme hükümlerine göre talepte bulunulabileceği ilke olarak kabul edilmelidir.

Bu nedenlerle, mahkemece davacının çıkma payı alacağına ilişkin davasının aşağıdaki ilkeler çerçevesinde ele alınması gerekmektedir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun .../.... ve anasözleşmenin .../.... madde hükümlerine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, ayrıldığı yılın bilançosunun ertesi yıl genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay sonra muaccel olur.

Davacıya iade edilmesi gereken meblağ ödediği aidatların toplamı kadar olmayıp, yapılan toplam ödemeden ayrıldığı yıl sonu bilançosunda yer alan genel giderlerden davacıya isabet eden kısımların düşülmesinden sonra bakiyesine hükmedilmesi gerekir. Bu yasal düzenlemeye uyulmaması diğer ortaklar aleyhine sonuç doğurduğu gibi, çıkma payı hesaplamasında genel giderlerin dikkate alınmaması davacı açısından nedensiz zenginleşmeye yol açacağı kuşkusuzdur.

Kooperatif, bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde ödeme yapmadığı takdirde sürenin sonunda kendiliğinden temerrüde düşer.

Aynı Kanun'un .../.... maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle ödemelerin ... yılı aşmamak üzere geciktirilmesine ilişkin anılan aynı genel kurulda karar alınması ve mahkemece, ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunun bilirkişi raporu ile yargılama sırasında saptanması halinde, erteleme kararındaki süre geçmeden önce açılan dava, alacağın muaccel olmasından önce (erken) açıldığı gerekçesiyle reddedilmelidir.

Öte yandan, davalı kooperatif anasözleşmesinin .../.... maddesinde "Ortaklığı sona erenlerin yerine ortak alınması halinde eski ortağın .... madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal ödenir." hükmü yer almaktadır. Ayrılan ortağın doğrudan üyelik payı yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın yapmış olduğu ödemelerin derhal kendisine iade edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, anılan gerekçe ile erteleme kararı alınmış olsa bile davalı bu karardan yararlanamayacaktır.

Gerek davacı yerine üye alınması gerekse alınmaması halinde iade edilecek aidatlar bakımından ifa günü belli olup, kooperatifin temerrüde düşürülmesi için ayrıca ihtar gönderilmesine gerek bulunmamaktadır.

Diğer yandan, ihraç edilen ortağa kooperatif tarafından muacceliyet öncesi bir ödeme yapılması durumunda artık davacı alacağının muacceliyet tarihinin tespiti için 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun .../.... ve anasözleşmenin .... maddesi hükümlerindeki koşulların ve sürelerin aranmasına gerek bulunmamaktadır.

Genel kurul tarafından üyeliği sona erenlere yapılacak ödemelerin ertelenmesi yönünde alınmış bir kararın varlığı halinde dahi bu karar sadece ödemenin yapılacağı tarihi geciktirici etkiye sahip olup, erteleme süresi içinde faiz işlemesini engellemez. Bu durumda, erteleme süresi dolduktan sonra davalı kooperatif işlemiş faiziyle birlikte ayrılan üyeye ödeme yapmakla sorumludur.

Bu durumda mahkemece, asıl davada, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca davacının çıkma payı alacağının muaccel olup olmadığı, erteleme kararı alınıp alınmadığı, varsa alacağın miktarı konusunda

kooperatifler konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

...-Birleşen davada davacı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Birleşen dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminatın ve davalının temerrüt faizi borcunun tahsili istemlerine ilişkindir. İstifa gerçekleşmiş ise davacı kooperatifin istifa eden ortaktan istifadan sonra doğan inşaat finansman gideri kapsamında aidat isteyemeyeceği; ancak ortağa tahsis edilen konutun tapu iptalini isteme hakkının doğduğu; taşınmazı ortak geri teslim etmemiş ise ortağın müdahalesinin men'ini ve istifaya rağmen taşınmazdan yararlanmaya devam ediyorsa genel giderleri vekaletsiz işgörme hükümlerine göre isteyebileceği, inşaat yapım giderlerini isteyemeyeceği; istifa gerçekleşmemiş ise, inşaat finansmanına ve genel giderlere ilişkin üyelik aidatlarını talep edebileceği gözetilmelidir.

Yukarıda özetlendiği şekilde, birleşen davada davacının istifa ile ilgili bir itirazı olmadığına ve istifasının geçerli sonuç doğurduğunun kabulü gerektiğine göre, mahkemece, taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, üyeliğin devam ettiği gerekçesiyle birleşen davanın da reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (...) numarılı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl dava yönünden davacı yararına, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleşen dava yönünden davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/1096, K. 2013/1985, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1096
Karar No
2013/1985
Tarih
28 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/1096 K.2013/3151
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/1096 K.2013/8742
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/1097 K.2013/3144
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/1097 K.2013/3152
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/1097 K.2013/3505
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/1097 K.2013/1490

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.