KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/1862 E., 2013/4049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı yüklenici arasında 09.03.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye konu taşınmazın sözleşme tarihi öncesinde 565 m² olduğunu, belediye imar çalışması nedeniyle 358 m² ye düştüğünü, davalı ile sözleşme yapıldığı sırada 358 m² lik taşınmazın baz alındığını, sonrasında dava dışı belediyenin imar mevzuatı nedeniyle el koyduğu 207 m² lik taşınmazı, davalı yüklenicinin davacıların verdiği vekaletname ile satın alarak kendi adına tescil ettirdiğini, davacıların istemi üzerine davalı yüklenicinin iki daire daha vermeyi sözlü olarak taahhüt ettiğini,
davalı iki daireyi vermediği gibi, 207 m² lik taşınmazı da kendi adına tescil ettirerek üzerine bina ve müştemilat yaptığını ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmenin iptaline, 207 m² lik taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bina ve müştemilat nedeni ile davalı müdahalesinin önlenmesine ve kal’ine karar verilmesini istemiş, ........2012 tarihli beyan dilekçesiyle, müvekkillerinin dava dışı belediyeden satın alıp davalıya devrettikleri 207 m²’lik arsa nedeniyle davacılara verilmesi gereken bağımsız bölümlerin tespiti ile tapu kayıtlarının iptal edilip davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacıların iştirak ettikleri 08.05.2007 tarihli resmi senet ile hissedarı bulundukları taşınmazdaki hisselerinin bir kısmını kendi adlarına muhafaza edip, kalanını davalı yükleniciye devrettikleri, davanın 02.....2008 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, dava konusu taşınmazın bahçesine davalı yüklenici tarafından yapılan 43,41 m² alanlı müştemilatın müdahalesinin meni ve kal'i gerektiği belirtilerek, müştemilatın müdahalesinin men'i ve kal'ine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki 09.03.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin varlığı ve halen geçerli olduğu çekişme konusu değildir.
Davacı arsa sahipleri, sözleşme konusu taşınmazın malikleri olup, kendilerine, yüklenicinin yapacağı tevhit ve ifrazlar sonucu oluşacak parsel üzerinde yapılacak inşaattan belirli sayıda bağımsız bölüm verilmesi taahhüt edilmiştir. Ancak, açtıkları ... bu dava ile yüklenicinin sözleşme konusu parselle tevhit ettiği kısım yönünden, tevhidi müteakip ilave bağımsız bölüm vermeyi taahhüt ettiğini, fakat, bu borcunu ifadan kaçındığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuşlardır.
Görüleceği üzere, uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığından, (BK’nın 126/...) TBK’nın 147. maddesinde öngörülen zamanaşımının, yine, TBK’nın 149. maddesi de nazara alınarak; başlayıp başlamadığı, başlamış ise sona erip ermediği hususları üzerinde durulmadan, talebin vasıflandırılmasında hataya düşülerek, yazılı şekilde irade fesadına dayalı hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/1862, K. 2013/4049, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama