KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/4404 E., 2013/6521 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacının açmış olduğu iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden T. ... ... TAO ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkilinin 1995 yılında kurulduğunu, sermayesinin 50.000,00-TL olduğunu ve inşaat taahhüt işleri ile iştigal ettiğini; ... hacminin aşırı büyümesi, maliyetlerin artması, TOKİ ve Bayındırlık ... uygulamalarının aleyhte sonuç verdiğini, tedarikçilere olan borçların ödenmesinde sorun yaşandığını ve şirketin borca batık hale geldiğini; sadece TOKİ’den beklenen istihkak alacaklarının alınması ile şirketin durumunun düzelebileceğini ileri sürerek iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, müdahil beyanları, kayyım ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, şirketin borca batık durumda olduğu ve sunulan ikinci iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bulunduğu gerekçesiyle davacı şirketin iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiştir.
Kararı, müdahil T. ... ... TAO vekili ile ... ve arkadaşları vekili temyiz etmiştir.
İflasın ertelenmesini isteyen kooperatif ve sermaye şirketlerinin borca batık durumda bulunması (bir diğer ifade ile varlıklarının rayiç değerlerinin borçlarını karşılayamaması), fevkalade mühletten yararlanmamış olması ve sunacakları iyileştirme projesi kapsamında mali durumlarının ıslahının imkân dâhilinde görülmesi gerekir (İİK.m.179).
Gerek borca batıklığın ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu değerlendirmelerin yapılması için bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır (HMK.m.266). Hâkim de bu raporla o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını giderebilmeli ve raporun hukuka uygunluğunu denetlemelidir.
Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tesbit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ile taşeronlar arasında uyuşmazlık çıktığı ve konunun mahkemeye intikal ettiği; kayyım raporları ile TOKİ kayıtlarının uyumsuz olduğu, sunulan maliyet ve kâr analizlerinin dayanaksız olduğu ve denetlenmesine olanak bulunmadığı, yasal dayanağı bulunmayan ....003.750,-TL gelir kaleminin bilançonun inandırıcılığını olumsuz etkilediği; inşaatlardaki ilerlemenin hedeflere
oranla düşük kaldığı, kâr beklentilerinin çelişkili olduğu ve iyimser kâr beklentisinin dahi şirketi borca batıklıktan kurtarmaya yetmeyeceği, projenin beklentiye dayalı olduğu açık biçimde ifade edilmiştir.
Buna rağmen mahkemece çeşitli bilimsel kaynaklara atfen iflasın ertelenmesinin esasen beklentiye dayalı olduğu gerekçesiyle erteleme kararı verilmiştir. İflasın ertelenmesinin beklentiye dayalı olduğu söylenebilirse de bu beklenti, somut verilerle desteklenen; hukuk ve ekonomi kuralları çerçevesinde kabul edilebilir ilkelerin değerlendirilmesinden varılan bir sonuç olmalıdır. Oysa bilirkişi raporunun ağırlıklı sonucu, şirketin iflas erteleme suretiyle kurtulamayacağı yönündedir.
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporunun doğru biçimde değerlendirilmesi ile bir karar verilmek gerekirken, beklenti kavramının hatalı biçimde yorumlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan ... ve İflas Kanunu'nun 179/b maddesinde açıkça istisna tutulmasına rağmen işçi alacaklarının tahsili için girişilen ... takiplerinin de tedbiren durdurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/4404, K. 2013/6521, 25 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama